| Arnavutluk |
| Açıklama: |
Arnavutluk, Güneydoğu Avrupa'da bir ülkedir. Balkan yarımadasının batı bölgesinde uzanan Arnavutluk, kuzeybatıdan Karadağ, kuzeydoğudan Sırbistan ve doğudan Makedonya, güneyden Yunanistan, batıdan Adriyatik Denizi'yle çevrilidir.
Tarihi
Türkçe'deki Arnavut kelimesi bir güney Arnavut (Toska) aşireti olan 'Arvanit'lerin Türkçeleştirilmiş şeklidir. Arnavutlar ülkelerine kartallar ülkesi anlamında Shqiperia (okunuşu Şipria veya Şiptar) derler. Diger dünya dillerinde ise 'Albania' kelimesi kullanılır.
Arnavutlar, Avrupa'nın en eski halklarından oldukları ve ayrıca milli kimliğini (aidiyetini) dinsel farka dayandırmayan tek Balkan milleti oldukları konusunu özellikle vurgularlar.
Arnavutça dili (Arn. Shqip, Shqipja, gjuha shqipe, gjuha shqiptare) İndogermen dil ailesinin özgün bir koludur. Arnavutçada, uzun süre komşu olmaktan ve 1000 yıllık Bizans idaresinden dolayı Yunanca ve Sırpça, 437 yıllık Osmanlı idaresinden dolayı da Türkçe ve Arapça kelimeler mevcuttur. Latin ve Germen dilleriyle de, bilhassa Romence, Italyanca, Fransizca ve Almanca ile benzer yanları çoktur. Yine de Arnavutça kelime haznesi olarak saf bir dildir.
Arnavutlar tarihçilerce eski İlliryalıların devamı olarak görürlürler. Antik İllirya bugünkü Dalmaçya sahil bölgesidir (bugünkü Hırvatistan ve Karadağ) ve pek çok Roma imparatoru bu bölgeden çıkmıştır.
Arnavutların kökeni olarak Pelasglar da görülür. Pelasglar Avrupa'nın en eski kavimi olarak bilinir. Yunanlılar da köklerini Pelasglara dayandırır.
Roma İmparatorluğu'nun kurucu halklarından olan İllirya bölgesi 5. yüzyılda Roma'nın Germen, Hun ve Slavlar tarafından saldırıya uğraması ve yıkılması sonucunda 7.-8. yüzyıllardan sonra giderek Slavların eline geçmiş ve bölge Orta Çağ'dan sonra Hırvatistan ve Karadağ olarak anılmaya başlanmıştır. 20. yüzyılda da bu bölgede 'Güney Slavları' anlamında 'Yugoslav' devleti kurulmuştur. Ancak Arnavutlar bu bölgede her zaman hak iddia etmişlerdir.
Ortaçağda bölgenin tam Doğu ve Batı Roma İmparatorlukları'nın sınırında bulunması nedeniyle Arnavutlar 6.yüzyıldan sonra Slavlaşma tehlikesine karşı, batının en güçlü şehri olan Venedik'in himayesine girerek Katolikliği tercih etmişler ama daha doğuda kalan Kosova ve bugünkü Sırbistan bölgeleri hızla Slav asimilasyonuna ve Ortodokslaşmaya girmiştir.
Doğu Roma'nın 13. yüzyıldan sonra yıkılma sürecine girmesi sonucu doğudan gelen Osmanlılar 15.yüzyılda bölgeyi ele geçirmişler, Arnavutların ulusal kahramanları Gjergj Kastrioti'nin (İskender Bey) önderliğinde 40 yıldan fazla süren direnişini kırıp bölgeyi 1478'de ele geçirmişlerdir. Bu gelişmeler yüzbinlerce Arnavut'un İtalya'ya ve özellikle Sicilya ve Kalabriya bölgelerine göç etmesine yol açmıştır. İtalya Arnavutları 'Arbereş' adıyla anılmaktadır.
Arnavutlar, Osmanlılar döneminde ulusal kimliklerini kaybetmemek için en çok direnen millet olarak bilinirlerdi (Arnavut inadı). Diğer Balkan milletleri gibi Arnavutlar da bu dönemde Müslümanlaşmış ve Osmanlı idaresinde sadrazamlık gibi pek çok önemli mevkiye gelmişler ve bu sayede ezeli rakipleri olan Slav milletlerine karşı bölgede kendilerine büyük avantajlar sağlamışlardır.
Osmanlılar'dan Italya'ya kaçmak zorunda kalan Arnavutlar, günümüzde katolikleşmisse de eski bizans-ortodoks adetlerine de sadık kalmışlardır.
17.yüzyıldan sonra müslümanlaşmaya başlayan Arnavutlar, buna rağmen Rumlar veya Ermeniler gibi müslümanlaşınca türkleşmemişlerdir.
Arnavutlar 7.yüzyıldan sonra karşılaştıkları Slav istilasına karşı azınlıkta kalmalarından dolayı, kendilerini destekleyen ve avantaj sağlayabilecekleri her yabancı güçten faydalnmaya çalışmışlardır. Bunun diğer bir örneği de 1. ve 2. Dünya Savaşlarında Almanya, Avusturya ve İtalya'nın destekleriyle Balkanlar'daki Sırp üstünlüğüne karşın tekrardan bölgenin hakimi olmaları gösterilebilir.
Arnavutlar her zaman için ulusal kimliklerini ve aidiyetliklerini öne çıkarmış, aralarındaki din farklılıklarını hiçbir zaman önemsememişlerdir. Bu olgu kendilerinin 'Arnavut Dini'ne mensup oldukları esprisine yol açmıştır. Şu anki halk 1944-1990 arasıdaki komünist rejimin etkisi ile genellikle ateist eğilimlidir. Ancak Osmanlı dönemi öncesi ait oldukları Katolikliğe ilgi de giderek büyümektedir ve bu Avrupa Birliği Hristiyan Demokratlarınca desteklemektedir. Yarı-bağımsız bir Arnavut Katolik Kilisesi mevcuttur.
Osmanlı Devleti 1478'de Arnavutluk'u ele geçirerek Arnavut sancağını kurdu. Arnavutluk'ta Osmanlı idaresine karşı çeşitli isyanlar çıktı. Bu isyanlar ve bazı dış müdahaleler dolayısıyla Arnavutluk'un bir kısmı Osmanlıların elinden çıktı. 1463 Osmanlı-Venedik savaşlarından sonra Osmanlı, Arnavutluk'un elinden çıkan bölgelerini geri almaya başladı ve 1501'de büyük bir kısmını ele geçirdi.
Osmanlı Devleti, Arnavutluğu hiç bir zaman tam kontrol altına alamamış, Arnavut yöneticiler Osmanlı idaresine devamlı isyan çıkartmış ve İstanbul'dan bağımsız olmaya gayret etmişlerdir. 1822'de Yanya valisi Tepelena Ali Paşa ayrılıkçı olduğu iddiası ile idam edilmiştir. Osmanlı yönetimi Kosova'nın önemli yollar kavşağında olmasından dolayı bu bölgede islamlaşmayı zor koşturmuştur.
1913'te Osmanlı'dan ayrılan Arnavutluk, kuruluşundan itibaren Sırp milliyetçiliği ve yıkıcılığı ile karşılaşmış, ama Avusturya-Macaristan'ın desteği ile varlığını kabul ettirmiştir.
1912 - 1917 arasında 400.000 Arnavut Rus Çarlığı'ndan destek alan Sırp çetelerince planlı programlı şeklide Türkiye'ye sürüldü. 1917'de Rus Çarlığı'nın yıkılması Arnavutlara biraz nefes aldırdıysa da, Sırp baskıları karşısında devamlı yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydılar.
I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı, Rusya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluklarının askeri ilgi alanları arasında kalan Arnavut bölgesi, Avusturya'nın desteğiyle bağımsızlığını kazanmış ancak kuzeyden Rus ve Sırp, güneyden ise Yunan ordularının taaruzlaruna maruz kalmış, Arnavut devleti fiilen ancak 1930'lardan sonra Kral Zogu yönetimi altında ortaya çıkmıştır.
Nüfus ve askeri güç olarak Arnavutların kat kat üstünde olan Sırbistan ve Rusya'nın Arnavutlara karşı yıkıcı ve düşmanca politikalarına rağmen, Arnavutlar var olmayı ve devlet kurmayı başardılar.
Arnavutlar 2. Dünya Savasinda Alman Ordusu'nun destegiyle ve Arnavut Skandarbeg birlikleri kurdular ve tekrar Sırp ve Kosova bölgesinin hakimi oldular, ayrıca İtalya 1939'da Arnavut ordusu ile birlikte Yunanistan'a da girdi ancak 2.Dünya Savaşının Almanya ve İtalya'nın yenilgisiyle sonuçlanması, Arnavutları tekrar Sırp hakimiyeti altına soktu.
Komünist Arnavutluk ilk zamanlar Rusya'ya yanaştı ve o sıralar Stalin'in yönettiği Rusya'dan destek gördü. Ancak altmışlı yıllardan sonra daha çok Çin'e yöneldi. Yetmişli yılların başından itibaren Çin'le de bağlantısını keserek, kendine özel, içine kapanık bir ülke halini aldı. Arnavutluk'taki komünist rejim başından İtalyan yanlılarına karşı çizgiyi izledi. İkinci dünya savaşı sırasında işgaline uğradığı batı kapitalizminden gelebilecek ideolojik girdilere karşı sert bir set örüldü. Daha komünist diktatörlüğün kurulduğu ilk yıllarda binlerce insan İtalya'yla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle idam edildi. Sonraki yıllarda da İtalya merkezli karşı devrimci örgütlenmeler çok iyi organize edilmiş bir istihbarat örgütü aracılığıyla izlendi.
Enver Hoca, 11 Nisan 1985'te ölünceye kadar yönetimde kaldı. Ondan sonra cumhurbaşkanlığına Ramiz Alia seçildi.
Sovyetler Birliği'nde başlayan değişim rüzgârlarından en son etkilenen Doğu Avrupa ülkesi Arnavutluk olmuştur. Bunda ülkenin başından beri uyguladığı kendi kendine yeterliliğe dayanan bağımsızlıkçı yöneliminin büyük etkisi olmuştur Temmuz 1990'ın başlarında Tiran'da bazı kişilerin yabancı büyükelçiliklere sığınması olaylarına kadar görünürde ciddi bir olay yaşanmamıştı.
Arnavutluk cumhurbaşkanı Ramiz Aliya 25 Ocak 1990'da yaptığı konuşmasında, Doğu blokundaki gelişmeleri sosyalist çizgiden sapma ve bir felaket olarak niteledi ve Arnavutluk'un bu duruma asla düşmeyeceğini ileri sürdü. Ama çok geçmeden Temmuz 1990'da meydana gelen olaylar halkın rejimden rahatsız olduğunu ortaya çıkardı ve ülke çok hızlı bir değişim sürecine girdi. Ramiz Alia, bu hızlı değişim süreci içinde koltuğunu koruyabilmek için birden radikal bir reformcu kesildi. Halkın tepkisini yatıştırmak için çok partili sisteme geçme kararı aldı. Ardından, iktidardaki komünist Emek Partisi'nin yanısıra Demokrat Parti'nin kuruluşu da resmen kabul edildi. Bunu basın alanında da bazı özgürlükler sağlanarak Demokrat Parti'nin Demokrasinin Doğuşu adlı bir gazete çıkarmasına izin verilmesi izledi.
Ramiz Alia'nın ülkede pazar sistemine dayalı bir ekonomik modele geçileceğini açıklaması üzerine ekonomik reformlar da uygulamaya konmaya başladı. Bütün bu reformların süreklilik kazanması için yürürlüğe konan yeni anayasa da kısmen din hürriyeti, özel mülkiyet edinme hakkı, seyahat hürriyeti ve yabancı sermayenin ülke içinde iş yapması imkânı getiriyordu.
10 Şubat 1991'de 250 kişilik Halk Meclisi üyelerinin belirlenmesi için seçimler yapıldı. Seçimlerin böyle aceleye getirilmesindeki amaç muhalefet partilerinin teşkilatlanmalarını tamamlamadan, halka kendilerini tanıtamadan ve seçim hilelerinin yapılabileceği ortam mevcutken Emek Partisi'nin devamı olan Sosyalist Parti'nin bir dönem daha iktidarda kalmasını sağlamaktı. Öyle de oldu ve Sosyalist Parti seçimlerde parlamentoda 169 üyelik kazandı. Ancak halk bu sonuçtan memnun kalmadı ve tepki gösterdi. Bunun üzerine 22 Mart 1992'de tekrar seçim yapıldı ve bu seçimlerde Demokrat Parti 92 milletvekilliği kazanarak birinci parti oldu. Bunun üzerine Ramiz Aliya istifa etmek zorunda kaldı ve cumhurbaşkanlığına Demokrat Parti lideri Sali Berişa seçildi. Sosyalist Parti iktidarına da son verilerek Demokrat Parti liderliğinde bir hükümet kuruldu.
Arnavutluk'ta Eylül 2005 seçimlerini Demokrat Parti büyük farkla kazanmış, Fatos Nano başbakanlığındaki Sosyalist Parti hükümeti yerini S.Berisha hükümetine bırakmıştır.
Arnavutluk'un Avrupa Birliği ve Nato üyelik görüşmeleri sürmektedir.
Fiziki YapıYüzey şekilleri: Arnavutluk dağlık bir ülke olup, yarıdan fazla bölgesinin yüksekliği 1000 metreyi geçmektedir. Alplerin uzantısı olan Dinar Alpleri, Arnavutluk’ta önemli bir yer kaplar. İç tarafta dağlar arasında vadiler bulunur. Batıya doğru gittikçe dağlar yüksekliklerini kaybederler. İç Arnavutluk’un kenar dağları kalkerlerden meydana gelmiştir. Dağların en yüksek yeri Korab olup 2750 metredir.
En önemli akarsuları Drina ve Semendi’dir. Bu ırmaklar Yugoslavya topraklarından çıkarlar, Arnavutluk’tan Adriya Denizine dökülürler.İklimArnavutluk küçük bir ülke olmasına rağmen arazi yapısının çeşitliliğinden dolayı farklı iklim bölgelerine sahiptir. Başlıca üç farklı iklim tipi görülür: Birincisi; güney kesimlerde yer alan kışları ılık ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak Akdeniz iklimidir. İkincisi; kuzey ve iç kısımlarda görülen nemli iklimdir. Üçüncüsü ise; kuzeydoğu kesimlerinde görülen, yazları yağışlı ve ılık, kışları sert ve kurak geçen Alp iklimidir.Nüfus ve Sosyal HayatDil: Arnavutluk dili, Hint-Avrupa dil ailesine mensuptur. Eski İllirya dili, fakirliği sebebiyle Arnavutluk'u hakimiyeti altına alan bir çok ülke dilinin te’siri altında kalarak zenginleşti. Arnavutluk dilini zenginleştiren diller; Yunanca, Latince, Türkçe, Slav ve Roma dilleridir.
Nüfus: Arnavutluk halkının tamamı aynı ırktandır. Ahlak yapısı ve alışkanlık yönüyle birbirlerine bağlılıkları halkının ortak özelliklerindendir. Halkın bir kısmını Yunan, Romen, Bulgar ve Türkler teşkil eder. Dil olarak Latince, Yunanca, Türkçe ve Slavik Romanca konuşulur.
Arnavutluk halkı iki gruba ayrılır : Gheg ve Tosk. Gheg olan halkın çoğunluğu Müslümandır. İkinci Dünya Harbine kadar halkının % 80’i Müslüman, % 20’si Hıristiyan idi. Komünist idarenin tahakkümü altına girdikten sonra dini inanç ve yaşayışları yasaklandı. Böylece halk dinlerinden koparıldı. Yeni nesiller dinsiz olarak yetiştirildi. Bütün dini ibadethaneler kapatıldı. İki bin cami ve mescit ve yüze yakın kilise yakılıp yıkıldı. Sadece Tiran’da Etem Bey Camii ile Jirakostra’daki cami yıkılmadı. Bunlar ise, dinsizlik propagandası için müze olarak kullanıldı.Tabii KaynaklarıArnavutluk topraklarının üçte biri ormanlarla kaplıdır. Akdeniz kıyısındaki düzlükler makiliktir. Arnavutluk’ta üç binden ziyade bitki türü çeşitli sanayilerde ve tıpta kullanılır. Sayıları azalan yabani hayvanlar koruma altına alınmıştır.
Dağlık toprakları maden kaynakları bakımından zengindir. Düşük kaliteli linyit kömürü, petrol ve doğal gaz önemli enerji kaynaklarıdır. Ayrıca, krom, nikel, bakır, demir, kurşun, kükürt, çinko boksit yatakları da vardır.Ekonomi1925 ve 1939 yıllarında ekonomik olarak İtalya’ya bağlıydı. 1938- 1944 yılları arasında ziraat ve endüstri zayıfladı. 1945-1955 yılları arasında hükumet, ziraatin kuvvetlenmesi için çalışmalar yaptı ve bu sahada kalkındı. 1960 yılından sonra kollektif ziraate başlandı. Şeker ve dokumacılıkta biraz ilerlediler. Komünizm idaresi gelince halkın yapmış olduğu ziraat planı geçersiz sayılarak komünistler kendi planlarına göre kollektivizme dayanan ziraat sistemi getirdiler. Komünist partisinin başa geçmesiyle başgösteren çeşitli ekonomik problemler çözülmediği gibi, daha da çıkmaza girdi.
Endüstri: 1945-1947 yılları arasında komünist idare tarafından alelacele devletleştirilen sanayi kuruluşları birinci ve ikinci beş yıllık kalkınma planlarının uygulandığı yıllarda % 20 üretim artışı gösterdi. 1961-1965 yılları arasında uygulanan 3 yıllık kalkınma planında bu artış % 6’ya düştü.
Ziraat: 1945-1955 yılları arasında hükumetin büyük toprakları küçük parçalar halinde köylülere dağıtılarak kollektif ziraate geçilmesini hedef alan kararı önceleri köylülerce kabul edilmedi, ancak bu hususta ısrarlı olan idarenin baskısı ile 1960’lı yılların ortalarında Arnavutluk topraklarının % 60’ında kollektif ziraate geçildi.
Dış ticaret: İç ve dış ticaret sıkı bir devlet kontrolü altındadır. Dış ticaretinin % 90’ını sosyalist ülkelerle yapan Arnavutluk, büyük ölçüde mineral, zirai mahsuller, işlenmiş ve yarı işlenmiş mamul madde ihraç ederken; makina ve sanayi hammaddesi ithal etmektedir.
Ulaşım: Arnavutluk’ta, kara ve demiryolu ulaşımı gelişmiştir. Demiryolu hattı ülkeyi boydan boya geçer. Adriya denizinde önemli limanlar bulunur. Tiran yakınındaki Rinas Havaalanı Arnavutluk’un tek milletlerararası havaalanıdır.
Coğrafyası
Önemli şehirleri
Tiran, İşkodra, Elbasan, Dıraç, Körçe, Avlonya. + Tiran, İşkodra, Elbasan, Durres, Korçe,Vlore.Lushnje
Nüfusu
3.425.000 (1993 tahmini). Nüfusun % 36'sı şehirlerde yaşamaktadır. Ortalama ömür 72 yıldır. Çocuk ölümlerinin oranı binde 28'dir. Nüfusun % 33'ünü 14 yaşın altındakiler oluşturmaktadır.
Nüfus artış hızı % 1.7
Etnik yapı
% 97.3 Arnavut, % 1.5 Roman, % 1.3 Yunan, % 0.14 Makedon, kalanı diğer etnik unsurlardır. Arnavutluk öbür Balkan ülkelerin aksine dünyanın en homojen ülkelerindendir. Arnavutların İliyalıların soyundan geldikleri sanılmaktadır. Makedonya ve Kosova başta olmak üzere eski Yugoslavya cumhuriyetlerine ve dünyanın birçok ülkesine yayılmışlardır.
Din
1913'ta Osmanlı Devleti'nden ayrılıp, bağımsız oluşundan bu yana geçen 94 yılda, Arnavutluk'ta dini kimlik kategorizasyonu yapılmamaktadır. 1944 - 1991 arasındaki 46 yıllık komünist Enver Hoxha (Hoca) rejimi döneminde Arnavutluk dünyanın ilk ve tek ateist devleti ilan edildi. Toplumun büyük kesimi iki nesil boyunca Müslümanlık - Hıristiyanlık vb. gibi konuların tamamen dışında yaşadı. Arnavutlar arasında din farkı gözetenler ağır cezalara çarptırıldılar. 1991'de Doğu Avrupa'daki komünist rejimlerin yıkılmasından sonra Arnavutlukta Hıristiyanlığın Katolik mezhebine ilgi artarak büyümektedir. Arnavutluk Katolik Kilisesi merkezi İşkodra şehrinde olup, İtalya, Avusturya ve Almanya ile çok yakın temas halindedir. İran ve Suudi Arabistan ise Arnavutlukta İslam'ın yeniden canlanması için maddi yardımlar yapmaktadır.
Dil
Resmi dil Arnavutçadır. Etnik unsurların dilleri de konuşulur. Türkçe konuşabilenlere de rastlanılır.
Coğrafi durumu
Bir güneydoğu Avrupa ülkesi olan ve Balkan yarımadasının batı bölgesinde uzanan Arnavutluk, kuzeyden Karadağ, doğudan Sırbistan ve Makedonya, güneydoğudan Yunanistan, batıdan Adriya Denizi'yle çevrilidir. Adriya Denizi'ne bakan kıyısının uzunluğu 316 km'dir. Genelde dağlık olan topraklarının üçte ikisi dağlar ve tepelerden oluşur. Kalan kısmı ise ovalık ve alçak tepelerdir. Ülkenin batısında Adriya Denizi'ne paralel olarak Dinar Alpleri, kuzeyinde de Arnavutluk Alpleri uzanır. En yüksek yerleri Korab tepesi (2751 m.) ve Yezertsa Zirvesi (2694 m.)'dir. Çok sayıda akarsuyu vardır. En uzun ırmakları Drina, Vyosa, Şkumbi, Semani, Mati ve Erzen'dir. İşkodra, Ohri ve Prespa göllerinin bir kısmı Arnavutluk'a aittir. Sınırları içinde bazı küçük gölleri vardır ve bunların bazıları buzul gölleridir. Topraklarının % 36'sı ormanlık, % 17'si tarım alanı, % 14'ü otlaktır. Akdeniz iklimi kuşağında bulunan Arnavutluk'ta yazlar kuru sıcak ve güneşli, kışlar bol yağmurlu ve yumuşak geçer. Dağlık kısımlarda iklim bölgeden bölgeye değişir. Buralarda kışlar daha soğuktur. Kıyıdan biraz içerde yeralan başkent Tiran'da yıllık sıcaklık ortalaması 15.6 derece, yıllık yağış ortalaması da 1588 mm.'dir.
Yönetim
Yönetim şekli
Arnavutluk çok partili demokratik sistemle ve 29 Nisan 1991'de yürürlüğe konan anayasayla yönetilmektedir. Devletin en üst yöneticisi devlet başkanı, hükümetin başkanı başbakandır. Üyeleri serbest genel seçimlerle belirlenen 140 üyeli bir parlamentosu vardır. Arnavutluk, BM'e ve Uluslarası Para Fonu'na üyedir.
Siyasi partiler
Arnavutluk'taki siyasi partilerin başta gelenleri şunlardır:
Demokrat Parti: Liberal anlayışa sahiptir. En son genel seçimlerde parlamentoda 92 üyelik kazanan bu parti iktidarı elinde bulundurmaktadır.
Sosyal Demokrat Parti: Solcudur. En son genel seçimlerde parlamentoda 7 üyelik kazandı.
Sosyalist Parti: Komünist Emek Partisi'nin devamıdır. En son genel seçimlerde parlamentoda 38 üyelik kazandı.
Cumhuriyetçi Parti: Demokrat Parti'ye yakındır.
Dış problemleri
En önemli dış problemi Kosova meselesidir. Bugün Sırbistan sınırları içinde bulunan ve Sırbistan yönetimi tarafından özerkliği kaldırılarak Sırbistan'a bağlanmış olan Kosova halkının % 80'den fazlası Arnavut asıllıdır. Arnavutluk yönetimi Kosova meselesine sahip çıkmakta ve buranın bağımsızlığı için mücadele eden Kosova Arnavutlarını desteklemektedir. Makedonya'da yaşayan Arnavutlara baskı uygulanması da bu iki ülke ilişkilerini olumsuz yönde etkilemektedir.
10.06.2007'de A.B.D. Başkanı George W.Bush Arnavutluğu ziyaret etti. Arnavutluk Başbakanı S.Berişa'nın 'tarihi ziyaret' olarak adlandırdığı ziyaret sonrası, G.W.Bush yaptığı basın açıklamasında 'Rusya ve Sırbistan'kabul etmeseler dahi Kosova bağımsız olacaktır' diyerek bütün Arnavutları çok sevindiren bir söz vermiş oldu. Görüşmeler çok sıcak bir atmosfer içinde geçti. Sırp Başbakanı Koştunitsa ise aynı gün Rusya'da Putin ile görüştü.
Arnavutluk-Yunanistan ilişkileri de iyi değildir ve Yunanistan etnik azınlık ve göç gibi konularda Arnavutluk yönetimine baskı yapmaktadır.
Ekonomi
Arnavutluk ekonomisi daha çok maden üretimine ve sanayiye dayanır. Bir miktar petrol ve doğal gaz çıkarmaktadır. 1992'de toplam 6 milyon varil petrol, 136 milyon m3 doğal gaz üretmiştir. 1993'deki petrol rezervi 185 milyon varil, doğal gaz rezervi 11 milyar m3 olarak tahmin ediliyordu. Ayrıca krom, linyit, nikel, bakır, demir, kükürt, çinko, kurşun ve boksit üretmektedir.
Tarım ve hayvancılığın da ekonomide önemli yeri vardır. Bu sektörlerden elde edilen gelirin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı % 36'dır ve çalışan nüfusun % 55'i bu alanlarda iş görmektedir. Orta kesimdeki kıyı ovalarda daha çok buğday, mısır, tütün ve patates, iç kesimlerde daha çok şeker pancarı, güney kıyılarda en çok zeytin ve turunçgiller üretilir. Ülke genelinde bunlardan başka meyve ve sebzeler de üretilmektedir. 1992'de 600 bin ton tahıl, 60 bin ton yer bitkileri, 15 bin ton baklagiller, 130 bin ton meyve, 250 bin ton sebze üretilmiştir. Aynı yıl ülkede 500 bin baş sığır, 1 milyon baş koyun, 170 bin baş domuz bulunuyordu. 1991'de % 55'i denizden, % 45'i iç sulardan olmak üzere 12 bin ton balık avlanmıştır. Aynı yıl 2.6 milyon ton da tomruk üretilmiştir.
Dış ticaret
İhraç ettiği ürünlerinin başında petrol, maden cevherleri (bunlar tüm ihracatının % 47'sini oluşturur) ve çeşitli tarım ürünleri gelir. İthal ettiği malların başında da makinalar, ulaşım araçları ve yedek parçaları, gıda maddeleri, kimyasal maddeler ve dayanıklı tüketim maddeleri gelir. 1991'deki dış ticaret açığı 179 milyon dolar olmuştur.
Sanayi
En çok metalurji, demir-çelik, kimya, tekstil, ayakkabı, deri, kereste, mobilya, gıda, meşrubat, sigara, ilaç ve inşaat malzemeleri sanayileri gelişmiştir ve gelişme yolundadır. Yerel kaynaklardan ve imalat sanayiinden elde edilen gelirlerin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı % 42'dir. Çalışan nüfusun yaklaşık % 19.5'i sanayi sektöründe iş görmektedir. Buna maden ocaklarında çalışanlar da dahildir.
Enerji
1991'de 2 milyar 800 milyon kw/saat elektrik üretilmiş, 3 milyar 155 milyon kw/saat tüketilmiş, aradaki fark ithalatla karşılanmıştır. Elektrik enerjisinin % 9'u termik santrallerden, % 91'i hidroelektrik santrallerinden elde edilmektedir. Kişi başına yıllık elektrik tüketimi ortalama 960 kw/saattir.
Ulaşım
Ülkenin tarifeli sefer yapılan tek havaalanı başkent Tiran'daki uluslararası trafiğe açık havaalanıdır. Arnavutluk, 100 grostonun üstünde yük taşıyabilen 25 gemiye, 720 km. demiryoluna, 8.000 km.'si asfaltlanmış olmak üzere 21.000 km. karayoluna sahiptir. Bu ülkede ortalama 68 kişiye bir motorlu ulaşım aracı düşmektedir.
Eğitim
Eğitim ücretsizdir. 1800 ilkokul, 50 genel ortaöğretim kurumu, 470 mesleki ortaöğretim kurumu, 8 yükseköğretim kurumu vardır. Üniversite çağındaki gençlerden üniversiteye kayıt yaptıranların oranı % 80, okuma yazma bilenlerin oranı ise % 100'dür.
Sağlık
Arnavutluk'ta 900 hastane, toplam olarak 5860 doktor ve diş doktoru, 40 bin ebe ve bayan sağlık görevlisi mevcuttur. Ortalama 585 kişiye bir doktor düşmektedir. (Buna diş doktorları da dahildir.) |
| Anahtar Kelimeler: |
Arnavutluk, Resim |
| Tarih: |
01.07.2007 15:35 |
| Hitler: |
2139 |
| İndirmeler: |
0 |
| İzlenme: |
4.57 (7 Oylar) |
| Dosya Boyutu: |
69.7 KB |
| Gönderen: |
contes |
|